Yalnızlık Paylaşılmaz

Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan..
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan..
Paylaşılmaz.

Bir düşün’de beni sana ayıran
Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

| içeriğin tamamını gör ve yorum yap »

Özdemir Asaf Şiirlerini Okuyun Yayınlayalım

Merhaba sevgili Özdemir Asaf dostları. Bu sayfada Özdemir Asaf’ı sevenler tarafından okunan şiirleri paylaşılacaktır. Şiirlerinizi okuyup youtube.com’a yükleyin ve linkini bu sayfanın altından yorum olarak bırakın. Tüm Türkiye ile paylaşalım. :)

Eskisi Kadar Özlemiyorum Seni
Rüya
Ölmeyen
Lavinia
Düşüngü

| içeriğin tamamını gör ve yorum yap »

Duvara Astığım

Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş,
Sersem.
Ben seni beklerken ölmem ki..
Beklersem.

| içeriğin tamamını gör ve yorum yap »

Özlem

ÖZLEM – ÖZDEMİR ASAF
Şiirler

Bir gece,
Gecede bir uyku.
Uykunun içinde bene.
Uyuyorum,
Uykudayım,
Yanımda sen.

Uykunun içinde bir rüya,
Rüyamda bir gece,
Gecede ben.
Bir yere gidiyorum,
Delice.
aklımda sen.

Ben seni seviyorum,
Gizlice..
El-pençe duruyorum,
Yüzüne bakıyorum,
Söylemeden,
Tek hece.

Seni yitiriyorum
Çok karanlık bir andan.
Birden uyanıyorum,
Bakıyorum aydınlık;
Uyuyorsun yanımda..
Güzelce.

| içeriğin tamamını gör ve yorum yap »

Seni Saklayacağım

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya…
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım…
Anlayacaksın.

| içeriğin tamamını gör ve yorum yap »

Yalnızlığın Adı

Derin bir uyku…
Düşümde
Düşündüm ister istemez
Aklıma takıldı
Yalnızlığın adı

Tam o sırada
Bir sinek
Beni uyandırdı
Gerçek bir sinek
Yalnızlığın adı
Düşümde kaldı

| içeriğin tamamını gör ve yorum yap »

Benmişim

Bana yakın geldin dedi,
Sevdi.

Bana yakın geldin dedi,
Vurdu.

Adlarını sordum
İnsan dediler.

| içeriğin tamamını gör ve yorum yap »

Saygıyla Anıyoruz!

Bugün 28 Ocak, Özdemir Asaf’ın ebediyete intikal edişinin 32. yılı. Büyük üstadı saygıyla anıyoruz..

Ölümün Yükselişi Ve Çöküşü

Ne zaman bir yakını ölse birinin,
Onu ilk-olum sanır kalır o.

Ne zaman bir sevdiği ölse birinin,
Onu en-ölüm alır kalır o.

Ne zaman bir saydığı ölse birinin,
Onu hep-ölüm bulur kalır o.

Ne zaman bir-bildiği ölse birinin,
Onu son ölüm sayar kalır o.

Ne zaman bir umduğu ölse birinin,
Onu yok-ölüm duyar kalır o.

Ne zaman bir her şeyi ölse birinin,
Kendini ölümlere yaşar kalır o.

Ne zaman bir kendisi ölse birinin,
Ölümlerde kendini yaşar kalır o.

Özdemir Asaf

| içeriğin tamamını gör ve yorum yap »

Ben Birini Sevmiyordum

Ben birini sevmiyordum,
O da beni sevmiyordu.
Bir gün bir yerde randevulaştık.
Ben gitmedim,
O da gelmedi.

| içeriğin tamamını gör ve yorum yap »

Özdemir Asaf İçin

Şükran Kurdakul’un İmece Dergisi’nin 8 Şubat 1999 sayısında yayımlanan “Özdemir Asaf İçin” başlıklı yazısı.

Cumhuriyetçi edebiyat adamının, elde ettiği çağdaş kazanımları bilincinde duyduğu yıllardı.

Faşist öğretinin dayanaklarından biri olan ırkçılık, ulusal geleneklere de, tarihe de, insana da ters düşen savaş yanlısı, tüyler ürpertici bir şiir üretimini tezgâhlarken, Ahmet İhsan Tokgöz “Servet-i Fünun” dergisinin sayfalarını yeni edebiyat akımının öncülerine açtı.

1940′da, ünlü “Tasfiye” bildirisi yayımlandığı evrede Gavsi Halit Ozansoy yürütüyordu dergiyi. Sonra Cavit Yamaç ve Oktay Akbal yönettiler.

Özdemir Asaf’ın ilkgençlik ürünleri “Servet-i Fünun” dergisinin bu döneminde çıkmıştır.

Nâzım’ı, Ahmet Muhib’i, Cahit Sıtkı’sı, Rıfat ılgaz’ı, Orhan Veli’si, Melih’i ile gürül gürül bir şiir akımı kendini ortaya koyarken Nâzım’dan yirmi iki, Rıfat’tan on iki, Fazıl Hüsnü ile Orhan Veli’den dokuz yıl sonra dünyaya gelen bir şairin talihini ve talihsizliğini düşünebiliyor musunuz?

Özdemir Asaf, daha ilkgençlik döneminde yaratmanın büyük sevincini duyan şairler soyundan geldiği sezilen dizeler yazarak kendi yolunu aramıştır.

Özgün.

Yürütmeyle bacanak olan öykünmelerin uzağında.

Daha 40′lı yılların sonunda dünyaya ve insanlara bakarken bakarken yakalnıvermiş izlenimini veren bir şiirin peşine düşerek yolunu bulmuş gibiydi Özdemir Asaf.

Ama henüz rahat değildi.

Sanki yontuyu kafasında en ince ayrıntılarına kadar tasarlayan bir sanatçının işe girişinde elleriyle ihtilâfa düşmesinden doğan sıkıntılı duruma benziyordu, kimi şiirlerde durumu.

Bana sorarsanız, 1952′lerde, kendisinden önceki tekniklere tümden kafa tutmaktan vazgeçtiği aşamada kendi sesini bulmuştu.

“Benim söylemek için çırpındığım gecelerde
Siz yoktunuz.”

dizelerinde bu oluşum evrsinin sıkıntılarını mı yansıtır bilinmez, ama artık kendisini özgür bırakmak istediği bellidir. Şöyle belirtir bunu:

“Kelimeler dilimin ucundadır
Kalamaz.”

Bu aşamadan sonra Özdemir Asaf şiiri, temelde doğaya, insanlara, yakın çevre oldubittilerine açılarak yeni yorumlarla donanır. Yer yer keyifli, bıyık altından gülen bir şair vardır. Ama “insanın ömrüyle devam edecek bir oyun”da acılarını hafife almaktan yorgun düştüğünü sezersiniz. Dikkat edilirse, kendisini ve dış dünyayı yorumlamaya çalışırken bizim uzağında olduğumuz bişeyleri göz ucuyla izlediği görülür bu şairin.

“Bir yatağın vardır
Seninledir

Uyuyunca kaybedersin.”

50′li yıllarda çıkan kitapları için, “Şairler Yazarlar Sözlüğü”nde, “Yoğun düşün ve duyarlıkları, çarpıcı sözcükler seçtiğini sezdirmeden küçük mısralar halinde işlediği kısa şiirlerle” verdiğini yazmıştım. Bir karşılaşmamızda, “Çarpıcı sözcükler aradığım doğrudur; ama çarpıcı düşün örgüsü içinde” demişti bana.

Çarpıcı düşün derken, aykırı doğruların peşine düşmedi Özdemir.

Dünyayı gördü. İnsanları, bireysel ve toplumsal çelişkileri gördü. Acımasızlığı gördü.

“Çürük deyorum, çürük değil deyorlar
Uzak deyorum, uzak değil deyorlar
Elimle bir bir gösteriyorum,
Evet bakıyorlar, hayır deyorlar.”

“Yumuşaklıklar Değil”den aldığım bu dörtlükteki sitem, insana aykırı pisliklerin biriktirdiği tepkilerden kaynaklanır bence. Bu tepki, Özdemir Asaf şiirinde çoğun inceyergi öğeleriyle çıkar karşımıza. Yer yer acıya ve öfkeye dönüşür.

“Savaş onu okul kapısında yakaladı
Bir adım kala insanları görmeye
Elinden kalemini aldılar,
İttiler ölmeye, öldürmeye.

Tam düşünürken vurdular.”

* * *

Acıyı ve öfkeyi şiirine kaynak olsun diye biriktirmedi Özdemir.
Yaşadı.
Hepimiz gibi, kabul etti.

Şükran KURDAKUL

| içeriğin tamamını gör ve yorum yap »

«

© Özdemir Asaf 2014